Herkese merhabalar yeni bir yayına daha hoşgeldiniz. Bugün ilk kurmuş olduğum işletme de yaşadığım sorunlardan, çıkardığım derslerden sizlere bahsetmek istiyorum. Bu tarz platformlar sayesinde bu tür hayat tecrübelerini başka insanlara aktarmak mümkün hale geldi. Ve bugün ilk girişimimdeki yolcuğuluğumu sizlerle paylaşmak istiyorum. İsterseniz hiç beklemeden buyrun konuya geçelim.

Bu arada ufak bir hatırlatma yaptığım yayınları beğeniyor ve destek olmak istiyorsanız patreon üzerinden bana destek olabilir veya dinlediğiniz platformlardan abone olarak yeni yayınlara anında ulaşabilirsiniz.

  1. Ben kimim:

Öncelikle bilmeyenler için biraz kendim hakkında bilgi veriyim; 1990 yılında Aydının söke ilçesinde doğdum ve ben bir elektrik mühendisiyim , 2013 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra yaklaşık bir 3-3.5 yıl İstanbulda özel bir firma bünyesinde mühendislik yaptıktan sonra kendi işletmemi kurabilmek için 1 yıllığına orta doğuda mühendislik yapıp iş yerim için para biriktirdim.

Kendi ofisimi açma fikrini düşünmek bile bana inanılmaz heyecan veriyordu. Ben öğretmen bir aileden geliyorum bizim evimiz bir nevi milli eğitim bakanlığı gibi diyebilirim . Ailede neredeyse her 4 kişiden 3 ü öğretmen veya memur. Ailesi memur olan veya öğretmen olanlar iyi bilirler genelde devlet çalışanları risk almaktan son derece kaçınan mümkün mertebe konfor alanını terketmeyen ve orta düzey bir hayat sahip olan insanlardır.

  1. Neden iş yeri açmak istedim

7910773.png

Ailem ve çevremdeki insanlar her ne kadar benim bu fikrim hakkında oldukça endişeli olsalarda benim kararım oldukça netti.

Peki ne oldu da öğretmen aileden gelen biri olarak kendi işletmemi açmamda bu kadar ısrarcı oldum. Bunun cevabı ise özel sektörde ve istanbulda 3.5 yıl süren çalışma hayatımdan geliyor.

Özel sektör adı altında insanların emeğini sömüren gecesi gündüzü belli olmayan mesainin karşılığını vermeyen firmalar yüzünden insan yaptığı işten soğuyor.

Şu an özel sektörde çalışan insanlar ne demek istediğimi çok iyi anlıyorlardır. Tabiki bazen iş uzar, belki kendinizden size ait zamandan bir takım fedakarlıklar yapmak gerekebilir ama sorumluluğunuz olan olmayan her şeyi size yükleyip olmadık ücretlere insanları çalıştıran özellikle çok fazla emek harcayıp kalifiye eleman haline gelmiş gençleri sömüren firmalar ne yazık ki şu hayattan insanı soğutuyor. Başka yayınlarda da bahsetmiştim başarılı firmalar genellikle çalışanlarına en doğru şekilde yaklaşan ve hakettiği değeren firmalardır fakat ne yazık ki hala insanları sömürerek fayda sağlamaya çalışan çok fazla firma var.

Bende yeni mezun olduktan sonra çok büyük bir sevinç ve heyecanla girdiğim bu özel sektör olayından bir kaç yıla kalmadan soğudum. Daha doğrusu emeğimin karşılığını bu tarz firmalardan almanın çok uçuk bir hayal olduğunu fark ettim. Ve bu zorlu 3 senenin ardından firmanın ne kadar para kazandığını ve çalışanlarına ne kadar ödediğini de görünce kendi iş yerimi açmam kaçınılmaz hale geldi.

  1. Ama param yok!

Bir yandan zorlu çalışma şartalarına devam ederken bir yandan da kendi işletmemi açacak parayı nereden bulacağımı düşünüyordum. Bir de o dönem araç kredimde vardı. Bazen fırsatlar insanın ayağına gelebiliyor üniversiteden çok yakın bir arkadaşım orta doğuda çalışıyordu ve eleman aradıklarını söylediler.

businessman-has-no-money-unemployed-bankrupt-man-looks-into-his-empty-wallet_358642-1374.jpg.webp

1 yıl sözleşme ile orta doğuya gitme kararı aldım. Hayatımın en zorlu günleri orada geçti diyebilirim çünkü özgürlüğünüzün büyük bir kısmından vazgeçmesinizi gerektiriyor bu tarz işler.